000 01781nam a2200325 a 4500
001 YBT000000000A131352
003 TR-IsAREL
005 20260630121054.0
008 251113s2009||||tu#|r01###||||#tur u
020 _a9789944212731
040 _btur
_erda
_c
041 0 _atur
044 _ctu
082 1 0 _a923
090 1 0 _a923
_bBOZa 2009
100 1 _aBozdağ, İsmet.
245 1 _aAtatürk'ün sofrası/
_cİsmet Bozdağ.
250 _a1
264 1 _aİstanbul :
_bTruva Yayınları,
_c2009.
300 _a260 s.; 17 cm
336 _ametin
_btxt
_2rdacontent
337 _aaracısız
_bn
_2rdamedia
338 _acilt
_bnc
_2rdacarrier
500 _aAtatürk, güçlü bir kişiliğine sahip olduğunu biliyordu. Genellikle insanların, hatta yakın arkadaşlarının, karşısında rahat konuşamadıklarını, fikirlerini açıklamaktan çekindiklerini görüyordu. Her şeyi bilmek, her bildiğini değerlendirmek amacında olan Atatürk, konuştuğu insanları rahatlatabilmek için, sofrasına çağırırdı. İçki ve dostlukla rahatlamış insanlar, bir süre sonra fikirlerini cesaretle ortaya dökerler, bildiklerini, işittiklerini kendi görüşlerine göre değerlendirirlerdi. Bu yüzden birçok devlet, memleket, dünya meseleleri zaman zaman sofraya gelmiş, orada konuşulmuş, hatta kararlara bağlanmıştır. Bu açıdan "Atatürk'ün Sofrası" bir çağın portresidir. Devlet, memleket ve dünya olayları, Atatürk sofrasının aynasına yansır, ulusal görüşe orada dönüşürdü. Bu nedenle, okuyacağınız bu araştırma, yakın tarihimizin gerçekleri açısından önemli bir yer kapsar... (Arka kapaktan)
902 _aA131352
903 _aAREL Lise Kütüphanesi
906 _aKitap
908 _aBasılı
909 _aKağıt
999 _c27683
_d27683